DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana °C

Ekonomik Enkazı Operasyonlarla Örtmek

Ekonomik Enkazı Operasyonlarla Örtmek
REKLAM ALANI
20.09.2026
2.657
A+
A-

“Cambaza Bak” deyimini birçoğunuz bilirsiniz. Bu deyim; dikkatleri asıl yapılmak istenen gizli işten başka bir yöne çekerek insanları kandırma ve aldatma üzerine kurulu bir hikayeye dayanır.
Yazıyı uzatmamak adına hikayeyi burada anlatmayacağım. Bilmeyen ve merak edenler araştırıp bakabilirler.

Son günlerde Adalet Bakanı Akın Gürlek’in öncülüğünde peş peşe operasyon haberlerini görüyoruz.
Çetelere operasyon,
LGBT yapılanmalarına yönelik operasyonlar,
Gıda piyasasına yönelik operasyonlar,
Cemaat ve dini yapılanmalarla ilgili mali soruşturmalar,
Organize suç örgütlerine yönelik operasyonlar.

ARA REKLAM ALANI

Gün geçmiyor ki yeni bir operasyon haberi çıkmasın.
Şimdi kimse çıkıp da “Suçlulara operasyon yapılmasın mı” demesin.
Tabiki yapılsın!
Çeteler çökertilsin.
Çocuklara ve ailelere yönelik suç varsa üzerine gidilsin.
Gıdada halkın sağlığıyla oynayan ve fiyatlarda manipülasyon varsa yapanların yakasına yapışılsın.
Uyuşturucu, fuhuş, kara para vs araştırılsın.
Suç işleyen kim olursa olsun hesabını versin.
Benim itirazım operasyon yapılmasına değil.

Benim itirazım, bu operasyonların peş peşe gündeme getirilerek milletin asıl derdinin üzerinin örtülmesine!
Çünkü Türkiye’de başka bir gerçek var.
Millet geçinemiyor!
Asgari ücretli perişan.
Emekli perişan.
Dar gelirli perişan.
Ev kiraları almış başını gitmiş. Markete giden vatandaş bir haftalık kazancıyla markete giriyor, elinde iki poşetle çıkıyor.
Mazot, benzin 100 lirayı geçti.

Ama biz nasıl olduysa birdenbire neyi, neleri konuşmaya başladık?
LGBT’yi, Çeteleri, Cemaatleri konuşuyoruz, Gıdayı…
Velhasılıkelam; ekonomik krizden, mutfaktan, geçim zorluğundan başka her şeyi konuşmaya başladık.
Her gün başka bir operasyon, başka bir manşet, başka bir gündem…
Peki mutfaktaki yangın ne olacak?

Açıkça söylüyorum: Bizim cambazın maharetlerini yakinen bildiğimden dolayı
Ben bu operasyonların önemli bir bölümünün, Türkiye’nin ekonomik gerçeklerinin üzerini örtmek ve toplumun dikkatini başka tarafa çevirmek amacı taşıdığına inanıyorum.
Çünkü iktidar çok iyi biliyor. İnsanlar ekonomiyi konuşursa hesap soracak.
“Ben neden geçinemiyorum?” diyecek.
“Benim maaşım neden ayın ortasında bitiyor?” diyecek.
“Akaryakıt neden bu hale geldi?” diyecek.
“Üretim neden yok?” diyecek.
“Türkiye neden enerjide, teknolojide, sanayide bu kadar dışa bağımlı?” diyecek.
“Biz neden gün geçtikçe daha fazla fakirleşiyoruz?” diyecek.
İşte Cambazın rahatını kaçıracak asıl tehlikeli sorular bunlar.

O yüzden gündemi başka yere çekmek daha kolay.

Toplumun hassas olduğu bir konu seç.
Operasyon yap.
Görüntüleri servis et.
Gözaltıları duyur.
Bir takım rakamlar açıkla.
Televizyonlar günlerce bunu konuşsun.
Millet de birbirine girsin.
Bir taraf alkışlasın, diğer taraf itiraz etsin.
Ve bütün bunlar olurken cambaz ipin üzerinde yürümeye devam etsin. Mutfaktaki yangın konuşulmasın.

Yapılan operasyonlar ne kadar kıymetli ve ne kadar değerli olursa olsun
Benim bu kriz döneminde gördüğüm tablo net olarak budur.

Ekonomik sıkıntının bütün faturasını “dünyada savaş var, petrol yükseldi” diyerek açıklamak da artık vatandaşın aklıyla alay etmektir.

Evet, dünyada savaş var, petrol fiyatları yükseliyor.
Evet, bunun Türkiye’ye etkisi var.
Ama mesele sadece petrol fiyatlarının dünyada yükselmesi değil.
Mesele, Türkiye’nin yıllardır üretim yerine tüketim ekonomisine mahkûm edilmesidir.
Mesele dışa bağımlılıktır, üretimin yetersizliğidir, Türk lirasının sürekli değer kaybetmesidir.

Peki bunun bedelini kim ödüyor?
Saray mı? Hayır.
Vatandaş ödüyor!
Emekli, asgari ücretli, esnaf, çiftçi, işçi ödüyor.
Çocuğunun okul masrafını karşılamaya çalışan anne-baba ödüyor.

Bugün cebimizdeki para erirken, iktidarın önümüze koyduğu gündem sürekli değişiyor.

Çeteler, cemaatler, lgbt yapılanmaları, uyuşturucu vesaire her zaman vardı, ancak operasyon yapmak bugün akıllarına geldi.
Ben buna artık tesadüf gözüyle bakmıyorum.

Bana göre bu, yıllardır uygulanan bir siyaset tarzının devamıdır: Ekonomide sıkıştıkça gündemi değiştir, toplumun duygularını başka tarafa yönlendir, insanlar ekonomik hesabı sormadan başka meseleleri tartışsın.
Çünkü ekonomik başarısızlığı anlatmak zordur.
Ama bir çeteye operasyon yapıp “Milletimizin huzuru için mücadele ediyoruz” demek kolaydır.

Bir suç örgütünü çökertmek elbette devletin görevidir.
Ama devletin görevi sadece suçluları yakalamak değildir.
Bugün Türkiye’nin en büyük operasyonu aslında markette, kasada, kirada, akaryakıt istasyonunda, mutfakta, asgari ücretlinin cebinde yaşanıyor.
Ve emin olun o yangını hiçbir operasyon haberi söndüremez.

İktidar istediği kadar gündem değiştirsin.
İstediği kadar peş peşe operasyon açıklasın.
İstediği kadar toplumu başka tartışmaların içine çeksin.
Milletin cebindeki yangını örtemezsiniz!
Çünkü vatandaşın karnı manşetle doymuyor.
Çocukların okul masrafları propaganda ile karşılanmıyor.
Ev kirası sloganla ödenmiyor.
Millet geçinemiyor kardeşim!
Artık bunu konuşun.
Bunu çözün.
Tabi ki operasyonları da yapın, suçluların da üzerine gidin.
Ama milletin asıl derdini de görün.
Türkiye’nin problemi geçim derdidir.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.