• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 14 Aralık 2019
  • 11:21
 
Prof. Dr. Hilal, “Düşünce özgürce ifade edilmelidir” “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” dediği için aile hekimliği fesih edilen Dr. Yaşar Ulutaş’ın Adana 2. İdare Mahkemesi’ne açtığı’ işe iade davası’nda meslektaşları yalnız bırakmadı. Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal, “Düşünce özgürce ifade edilmelidir” dedi.

“Savaş bir halk sağlığı sorunudur” dediği için aile hekimliği fesih edilen Dr. Yaşar Ulutaş’ın Adana 2. İdare Mahkemesi’ne açtığı’ işe iade davası’nda meslektaşları yalnız bırakmadı. Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal, “Düşünce özgürce ifade edilmelidir” dedi.

 

TTB Üyesi Dr. Yaşar Ulutaş’ın işe iade talepli açtığı davanın görüşüleceği duruşmaya destek vermek amacıyla Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Dr. Sinan Adıyaman’da katıldı.

 

PROF. DR. HİLAL, “DÜŞÜNCEYİ İFADE ETMEK CEZALANDIRILMAMALIDIR”

Demokratik kitle örgütlerininde destek amaçlı yer aldığı duruşmaya ilişkin açıklama yapan Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal, “Savaş bir halk sağlığı sorunudur dediği için  haklarında dava açılan TTB Merkez üyesi ve üyemiz Dr. Yaşar Ulutaşın yanında olduğumuzu bildiririz. Dr. Yaşar Ulutaş’ın hukuksuz bir şekilde aile hekimliği sözleşmesi fesih edildi. Bu durum düşünceyi ifade etmeye verilen bir cezadır. Düşünce özgürce ifade edilmelidir. Çağdaş hukukta kabul edilebilir bir durum değildir. Yapılan bu işlem tamamen hukuk dışıdır. Arkadaşımız derhal aile hekimliği görevine iade edilmelidir.” dedi.

 

DR. ULUTAŞ, “KUSURUM BULUNMAMAKTADIR”

Hekimlerin birincil görevinin hastalıkları tedavi etmekten çok onların ortaya çıkmasını önlemek olduğunu söyleyen Dr. Yaşar Ulutaş, “Bu nedenle hekimler, her zaman yaşamın ve sağlığın korunmasını önceleyen davranışları savunmuştur.Türk Tabipleri Birliğinin yapmış olduğu açıklama, her türlü çatışma durumunda insan sağlığı, yaşamı ve doğanın korunmasına yönelik olarak sivillerin de etkilendiği koşulların iyileştirilmesi talebidir. Ben, bir meslek örgütü yöneticisi olarak, bu açıklamayı Anayasayla güvence altına alınmış düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendiriyorum. Aile hekimliğini yasal görevlerime uygun olarak hep en iyi şekilde yapmaya çalıştım. Güncel hayatta olduğu gibi bu davada da aile hekimliği görevimle ilgili tek bir satır suçlama veya eleştiri yoktur, olamaz da. Kısaca söylemek gerekirse aile hekimliği görevime yönelik herhangi bir kusurum bulunmamaktadır.” diye konuştu.

    


Yorumlar (1)
    Google