DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 31°C
Çok Bulutlu

70 YAŞINDAKİ ADAMIN 18 YAŞINA GERİ DÖNMESİ!

Muhammed Fatih Manaz
DİN KÜLTÜR ÖĞRETMENİYİM. KÖŞE YAZARLIĞI YAPIYORUM. HAYATIMI ÇOCUKLARA DOĞRU DİNİ ÖĞRETMEK OLARAK ADADIM
04.01.2021
2.913
A+
A-

Yola çıktık, gidiyoruz… İsteyerek veya istemeyerek…

Geriye de dönemeyiz, otursak da engelleyemeyiz; her şekilde gidiyoruz…

ARA REKLAM ALANI

Yürüdüğümüzün farkındayız, gittiğimizi biliyoruz. Ama yine de farkında değilmişiz gibi hareket ediyoruz. Gitmek istemiyoruz!

Neyi değiştirecek ki? İstesek de istemesek de gidiyoruz işte…
Varsa gücün geriye dön! Bu gidişi engelle! 70 yaşında mısın? 18’ine geri dön! Yapabilir misin?

Bırak yılları…
1 günü, 1 saati, 1 saniyeyi geri getirebilir misin?

Madem buna gücün yok, neden yolculukta olduğunu bildiğin halde saniyeleri, saatleri, günleri ve yılları böylesine rahat harcıyorsun?

Önündekini istemiyorsun, geride bıraktıklarından da pişmansın! O halde neden gitmiyormuş gibi davranıyorsun? İstesen de istemesen de gidiyorsun işte! Başka çaren mi var?

Bizler imtihan dünyasındayız. İmtihanlar zincirinin içinde olduğumuzu unutmamalıyız. Kendimizi ıslah etmekten başka çaremiz yok!

Öyle birinin yanına gideceğiz ki bu dünyalıkların onun yanında hiç kıymeti yok. Zaten veren de O değil mi? Dünyanın nesini sevsin?

O, bizim dünyalıklarımıza bakmayacak. Dünyalık imtihanlardan nasıl çıktığımıza bakacak! Yoksa ne yapsın dünyayı ve içindekileri?.. Evreni görmüyor musun?.. Dünya, onun içinde bir zerre kadar bile etmiyor… Ezeli Allah ne yapsın böyle bir dünyayı?

Madem yolculuktayız ve dünyayı geride bırakacağız, o halde bizim de dünyaya ihtiyacımız yok!

Tarihin bütün olaylarına bakın… Nerede bir sorun varsa hepsinin arkasında insan nefsi yatar. Bizler, nefsimizi ıslah etmeliyiz. Eğer bu zamanı iyiye kullanabilir de kendimizi ıslah edersek ancak o zaman huzur buluruz, aksi halde dünyasını da ahiretini de kaybedenlerden olabiliriz.

Her şeyden önce kendimizi ıslah etmeye çalışmalıyız. Allah’a bunun için yalvarmalıyız. Tövbe de ediyorsak bunun için tövbe etmeliyiz. Biz eğer kendimizi ıslah edemezsek kendimizden başkalarını ıslah edemeyiz.

Bu hırslar, bu hevesler, bu yersiz öfkeler tümüyle şeytanın askerleridir. Bunları kendimizden gidermedikçe nereye gidiyoruz? Farz edelim ki bunların ilacı tövbedir, ediyor muyuz?

Çaremiz yok! Gidiyoruz artık… O halde neyi bekliyoruz?
Bu tembellik, bu dünya sarhoşluğu, bu şeytana kanmışlık ne zaman bitecek? Ne zaman uyanacağız?

70 yaşındakini 18’lik yapan, bugünü 1 gün, 1 saat, 1 saniye geriye götüren ve bizleri gideceğimiz yolda umutlu kılan tek bir yol var: O da zaman varken tövbe etmek!

Gerçek manada tövbe eder de her şeyi geride bırakırsan tertemiz olursun, ruhun 18’lik olur. Ama mesele şu ki tövbe ediyor musun? Yoksa şeytana uyup da geciktiriyor musun?

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.