DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 32°C
Az Bulutlu

Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilimin asıl müsebbipleri ve ‘ADALAR KRİZİ’

Recep Gündoğan
Recep Gündoğan 1982 yılında Adananın yüreğir ilçesinde doğdu, Dönem dönem kıymetli İlim sahibi hocaların rahle i tedrisinden geçen Gündoğan, Asıl düşünce dünyasının temelini oluşturan fikirleri ise 2009 ve 2012 yılları arasında 3 sene boyunca ilim tahsil ettiği temel eğitim Medresesi oldu. Halihazırda Kent Gazetesinde İslami Bakış isimli köşesinde ve çeşitli haber sitelerinde haftalık makaleleri yayınlanmakta. Adana'da yaşamakta evli ve 3 kız 2 erkek olmak üzere 5 çocuk babasıdır.
01.09.2020
2.237
A+
A-

Doğu akdenizde ortalık tam anlamıyla yangın yeri.

Dönem dönem Yunanistan ile Adalar konusunda yaşamaya alışkın olduğumuz sıkıntılar son günlerde iki ülkenin ‘hidro karbon’ arama faaliyetleri sebebiyle hat safhaya çıkmış durumda.

ARA REKLAM ALANI

Savaş ilanlarına varacak karşılıklı söylemler, bölgede gezdirilen savaş gemileri, düzenlenen ortak tatbikatlar vs vs. Anlayacağınız adrenalin tam anlamıyla tavan yapmış durumda. Yunanistan burnumuzun dibindeki Adalara Lozanla birlikte bir şekilde sahip olduğu için irili ufaklı bu adaların etrafında sismik araştırma yapma hakkının kendilerinde olduğunu sanıyor. Yani sahip olduğu adacıkların deniz yetki sahasına giren alanlarında çıkabilecek her türlü kaynağın kendisine ait olduğunu iddia ediyor. Buna mukabil Türkiye “burada benim de hakkım var, ülkemin her bir vatandaşının hakkı var orada” diyerek Yunanistan’ın bu tutumuna karşı çıkıyor, her şeyi göze aldığını ve her türlü bedeli ödemeye hazır olduğunu vurgusunu tekraren yapıyor. Tayyip Erdoğan’ın bu kararlı duruşunun bir vatandaş olarak ayakta alkışlıyorum.

Gelelim bu sıkıntının kaynağına.

Yunanistan 500 kilometre öteden gelip “bizim” karasularımızda araştırma mı yapmak istiyor? “bizim” karasularımızdan çıkacak her türlü kaynaktan hak mı talep ediyor? yani bizim olanı mı istiyor, Tabii ki hayır. Peki Nedir mesele nedir aramızdaki dinmeyen ve sık sık hortlayan düşmanlığın sebebi oraya parmak basmak istedim.

Evvela aydınlığa kavuşturmamız gereken bir konu var ki, Cumhurbaşkanının ifade etmesine rağmen malesef yine kulak ardı edildi gibi. Bence çok önemli.

Doğu Akdenizde enerji kaynaklarının tesbiti ve paylaşımı konusunda anlaşmazlık yeniden baş gösterince Tayyip Erdoğan “bir taş atımı mesafedeki adaları Yunanistan’a peşkeş çekenler bunun hesabını millete vermelidir” diye bir açıklamada bulunmuştu.

Dünden bugüne doğu Akdenizde  Yunanistan ile dönem dönem yaşadığımız ve gelinen noktada kördüğüm olan bu krizin müsebbiblerinin gerek mirasçıları, gerekse siyasi kalıntıları bu çıkmazın bedelini ödemeliler.

Peki kim bu kördüğümün müsebbibleri ve tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan adaları ve çıkması muhtemel kaynakları yunan’a peşkeş çekenler, kimler?

Gerçek anlamda vatana ihanet nedir görmek isteyen varsa Yunanistan ve Türkiye arasındaki sizinle şimdi paylaşacağım haritayı önlerine açıp şöyle bir bakmalılar.

Zira harita üzerinden değerlendirmek durumun vehametini net olarak ortaya koyuyor.

Lozan Antlaşması’na göre Türkiye’ye ait olan 92 bin kilometrekarelik kıta sahanlığı ve adalar resmen Yunanistan’a terk edildi. Vatan toprağı olan irili ufaklı birçok adayı kendi ihtiraslarına kurban edenler Vatana Nasıl ihanet ettiklerini, Türkiye’ye, haklı olmasına rağmen ne denli sıkıntı yaşattıklarını görmeliler.

Ben içinden çıkamadım, hiçbir şekilde tarih bilmediğinizi varsayıp şu haritaya bakarak bir cevap verin: karşılıklı gördüğünüz Sarı ve bej rengi ile gösterilmiş bu iki devlet savaşmışlar ve biri öbürünü “denize dökmüş”. Savaşı kazanan devletin kıyılarındaki Adaları nasıl olmuşsa denize dökülen devlet almış. Şimdi tekrar söyleyin lütfen bu savaşı kimin kazanmış olabileceğini. Ege’den Akdeniz’e kadar kıyılarımızı bir perde gibi kuşatmış, burnumuzun dibindeki adaların 500 kilometre uzaktaki Yunanistan’a ait olduğunu hiç bu kadar çıplak müşahede etmişmiydiniz? Savaşı sanki Yunanlar kazanmış! Oysa ki onları denize dökmemişmiydik.

İnsan görünce şaşırıyor değilmi?

Lozan’ı zafer olarak yutturmadan  Adalar meselesini bu milletin hafızasından nasıl sileceklerdi? Silinmeseydi hiç olmazsa acısı kalırdı içimizde, o acıyla düşünmeye zorlardık beynimizi. Ama düşünecek ne vardı canım, Lozan’dan zafer ile dönmüştük ya! Ama bilindiği gibi gerçeklerin er veya geç ayyuka çıkmak gibi bir ahlâkı vardır.

Hatırlarsanız daha önce’de Cumhurbaşkanı Erdoğan Lozan’ı ve Adalar meselesini şu sözlerle hatırlatmıştı: “Bağırsan duyulacak adaları Lozan’da verdik, zafer mi bu?”

Bu rezaletin bir gün en üst perdeden, Cumhurbaşkanının dilinden dışa vurulacağı hiç hesap edilmemiş olmalı, ama oldu işte neylersin.

Adalar böyle gitti elden. Şimdi orası “Yunan adaları” diye geçiyor.

Hani biz zafer kazanmıştık?

Peki bütün bu yaşanılanların müsebbibi olan CHP zihniyetinin suskunluğuna ne demeli.

Tayyip Erdoğan’ın ‘hesap vermeliler‘ derken kimlerden bahsettiğini adları gibi bilmelerine rağmen susmaları ve hiçbir şey duymuyormuş gibi Yunanistan’a “cılız” tenkitlerde bulunmaları suçluluk psikolojisinden başka bir şey değildir.

Evet; hem tek parti zihniyeti, hemde atalarının! Lozanda yaptığı yanlışları görmezden gelen bugünün CHP si suçludur. Kabahatlerini bildikleri halde üç maymunu oynamaktadırlar. Ancak mızrak çuvala sığmıyor bununla er veya geç yüzleşmeliler. Milli Şef dönemi, mirasçıları, ve siyasi kalıntısı olan CHP özeleştiri yapmalı, sebep oldukları bu keşmekeş durum için milletten özür dilemeliler. Öncelikli yapılması gereken budur daha sonra gönül rahatlığı ile topyekün bizim olana sahip çıkabiliriz.

REKLAM ALANI
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.