DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana °C

MÂBEDLERİMİZİ ZİYARETLERİMİZDE, MESCİD RUHUNA UYGUN DAVRANALIM

Recep Gündoğan
Recep Gündoğan 1982 yılında Adananın yüreğir ilçesinde doğdu, Dönem dönem kıymetli İlim sahibi hocaların rahle i tedrisinden geçen Gündoğan, Asıl düşünce dünyasının temelini oluşturan fikirleri ise 2009 ve 2012 yılları arasında 3 sene boyunca ilim tahsil ettiği temel eğitim Medresesi oldu. Halihazırda Kent Gazetesinde İslami Bakış isimli köşesinde ve çeşitli haber sitelerinde haftalık makaleleri yayınlanmakta. Adana'da yaşamakta evli ve 3 kız 2 erkek olmak üzere 5 çocuk babasıdır.
11.05.2020
1.229
A+
A-

Bir şehrin önemli, tarihi ve kültürel mekanları, Özellikle de Müslümanların ibadethaneleri olan Allah’ın evi olarak isimlendirdiğimiz kutsal mekanlarımız ve Osmanlı mimarisini bünyesinde barındıran camilerimiz, ne yazık ki son yıllarda yeni evlenen çiftler için hatıra fotoğrafı çekilecekleri bulunmaz bir mekan, moda evlerinin albüm kapak Fotoğraflarında arka plan, şarkıcıların klip çekimleri için tercih ettikleri ve özellikle de dizi film setlerinin bir numaralı vazgeçilmez mekanları haline gelmiş durumda.

Bu anlamda Osmanlı mimarisi anlamında muazzam bir ibadethane olan Adana Sabancı Merkez Camii’sine tabir yerindeyse tam bir turist akını var, olmasın demiyoruz, tabii ki olabilir ve olmalı da farklı dine mensup insanların gelip görmeleri, İslam dininin ve buram buram Osmanlı Tarihi kokan ibadethanelerinin o manevi atmosferini hissetmeleri çok çok önemli.

ARA REKLAM ALANI

Ancak tam da bu noktada, Müslümanların kutsalı, ibadethanesi olan bu mekanları ziyaretlerde özellikle de bayan ziyaretçilerin kılık kıyafet ve tesettür anlamında uyulması gereken bazı kuralların olması gerekmiyor mu?

Hatta bir defasında şahit olduğum bir olayda caminin iç kapısında duran bir güvenlik görevlisi, güzel bir üslup ile bir hanıma, “buradan ötesine şu başörtüsü ile girseniz daha iyi olur” diyerek uzattığı başörtüsü karşısında “Hayır bunu takmak istemiyorum böyle bir kural mı var” diye tartıştığı ve güvenlik görevlisinin çaresizce ne yapacağını bilemez bir halde o şekilde girmesine müsaade ettiği bir olayı hatırlıyorum.

Camii yönetimi veya ilgili kurumlar neden bu anlamda bazı kurallar getirip hem güvenlik görevlilerinin işleri kolaylaştırıp hem de caminin manevi atmosferinin korunmasına yardımcı olmuyor?

Mesela uyarı levhaları ile bu sorun çözülebilir diye düşünüyorum.

Bunu neden mi söylüyorum?

Şöyle ki;

Mesela Adana’nınbir başka tarih kokan Cami’sinde, cemaatten S.Ç isimli duyarlı bir vatandaş, giyim kuşam anlamında gayet açık giyimli bir hanım vatandaşa, bu şekilde camii’nin içine girmemesi ve neden girememesi gerektiğini kısaca güzel bir dil ile anlattıktan sonra, bu Hanım vatandaşın “öyle mi Özür dilerim gerçekten bilmiyordum” diyerek, Camii âdâbına uygun bir hale büründükten sonra içeriye girdiği hadisesini görüyoruz.

Demek ki toplum bu mekanlara nasıl girilmesi gerektiği konusunda uyarıldı zaman anlıyor, durumunu düzeltiyor.

Peki ya Ulu Camii,

Cânım Ulu Cami?

Yazının baş tarafında da ifade ettiğim gibi Ramazanoğlu Medresesi ve özellikle de Ulu Camii, cemaatin ibadet etmek için giriş yaptığı ön kapısının önündeki boş alan, yeni evlenen çiftlerin her modelde gelinlikleri ile hatıra fotoğrafı çektirdikleri, moda dergilerinin albüm kapak fotoğrafları için kullandıkları, tam bir moda çekim stüdyosu haline gelmiş durumda.

Cemaat, camiye girip çıkarken Cami önündeki alanda gördüğü manzara karşısında utanıyor, edepten başlarını yukarıya kaldıramıyor.

Bu durum yıllardır böyle, en kutsal değerlerimiz basitleştiriliyor, toplum kademe kademe bu duruma, bu yozlaşmaya alışır hale getiriliyor. İlgili makamlardan, mülki idare amirlerinden bu durumun düzeltilmesi adına elle tutulur bir girişim yok!

Özellikle de çekimleri Adana’da devam eden ve gayet popüler bir televizyon dizisi,

tepebağ mahallesi, Ramazanoğlu külliyesi ve Ulu Cami’ye Valilikten aldıkları izin ile kamp kurmuş durumda.

Hatta camii içerisinde çekilen bazı sahnelerde yukarıda da belirttiğim gibi cami ve mescit âdâbına uymayacak şekilde hareketler sergileniyor.

Hatta ve hatta Camii Cemaati çekimlerin yapıldığı günlerde ön giriş kapısını kullanamıyor, haliyle camiye arka kapıdan giriş çıkış yapıyorlar…

Velhasılı kelam yetkililerden ricamız ve istediğimiz şudur ki

Toplumun manevi yapısını zedeleyecek bu tür girişimler karşısında önleyici tedbirler almaları ve özellikle de ibadethanelerimize giriş ve ziyaretler anlamında yer yer uyarı levhaları ile bazen’de Cami imamı ve görevlilerinin bu duruma, Tabii ki uygun bir dille müdahale etmeleri, artık kaçınılmaz bir zorunluluk halini almıştır.

ibadethanelerimizi ziyaretlerimizde, ruhuna uygun davranalım; Mâbedlerimizin manevi atmosferi dağıtmayalım.

Lütfen!

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.