DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 28°C
Az Bulutlu

YİYİN EFENDİLER YİYİN BU HÂN’I İŞTİHA SİZİN

Recep Gündoğan
Recep Gündoğan 1982 yılında Adananın yüreğir ilçesinde doğdu, Dönem dönem kıymetli İlim sahibi hocaların rahle i tedrisinden geçen Gündoğan, Asıl düşünce dünyasının temelini oluşturan fikirleri ise 2009 ve 2012 yılları arasında 3 sene boyunca ilim tahsil ettiği temel eğitim Medresesi oldu. Halihazırda Kent Gazetesinde İslami Bakış isimli köşesinde ve çeşitli haber sitelerinde haftalık makaleleri yayınlanmakta. Adana'da yaşamakta evli ve 3 kız 2 erkek olmak üzere 5 çocuk babasıdır.
10.05.2020
874
A+
A-

İşte bu sofra efendiler

İşte bu sofra kan ağlayan

ARA REKLAM ALANI

Can çekişen halkımızın sofrası.

Nesi var, nesi yoksa hepsi bu.

Bekler sizi efendiler bu sofra,

Nasıl da durur, nasıl da titrer karşınızda.

Aldırmayın siz haber bültenlerinde, “Bir baba çocuğuna okul pantolonu alamamış asmış kendini,

Maddi sıkıntılardan dolayı bunalıma giren 4 kardeş kıymış canına bir apartman dairesinde” diye başlayan haberlere.

Aman canıım, utanacak ne var efendiler.

3 yaşında bir çocuğun açlıktan öldüğü yansımış otopsi raporuna…

Sizler meclisteki 8 ayrı lokantada çıkan 550 çeşit yemeği yiyin

Hatta bu kadar çeşit yetmezse özel uçakla kebapta sipariş edin,

Yerken kameralarda bulunsun utanmayın çekinmeyin, besleyip büyüttükleri göbekleri görsün bu toplum,

Kınanmaktan korkmayın

Onların sizi doyurmaktan başka bir uğraşı, bir gayesi yoktur zaten

Siz yiyin onlar baksın utanmayın sıkılmayın yiyin yutun hapur hupur, şapur şupur.

Olur ya boğazınıza takılacak olursa itin parmağınızla ileriye doğru

Yer açılsın bir sonraki lokmaya

Bu iştah açan sofra sizin.

Vallahi sizin, doyuncaya kadar yiyin,

Patlayıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin.

Bütün bu gördükleriniz ne varsa ortalıkta

Hasef, nesef, şeref, şatafat, oyun, düğün, konak, saray

Hepsi sizin efendiler. Konak, saray, gelin, alay,

Hepsi sizin, hepsi hazır, hepsi kolay.

Yiyin efendiler yiyin, bu hanı iştiha sizin,

Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin.

Hele bir de “bu fakir sizin hizmetkarınızdır” diye bir cümle kurun, görün bakın.

Nasıl olsa bu yoksul, bu fukara halk inanır,

Verir nesi var nesi yoksa,

Verir malını, canını, ümidini, tüm güzelliğini,

Servetini, istikbalini, sağlığını, rahatını.

İçinde kaynayan mahşeri

Verir bu memleket, verir, hiç tasalanmayın,

Hiç düşünmeyin haram mıdır yoksa helal mi.

100 bin dolarlık saatleri de takın kolunuza,

Arap şeyhlerinden hediye gelen uçaklar emrinizde efendiler

Hizmet aşkıyla seyyah olun gezin âlemi.

Geçim sıkıntısından dolayı sesini yükselten üç beş haddini bilmeze kulak asmayın

İstemeden de olsa rahatsızlık verdilerse onlar adına özür dileriz büyüklük sizde kalsın affedin, siz bakın keyfinize efendiler.

Bu kervansaray bu saltanat bu hizmetliler hepsi sizin hepsi kulunuz efendiler.

Eşlerinize lüks markalı 50 bin dolarlık çantalar alırken,

Lutf ederek maaşlarına yaptığınız 60 70 liralık zam ile ay sonunu getirmeye çalışan hizmetlilerinizin homurdanmaları sizde rahatsızlık oluşturmasın.

Siz yemenize bakın

Onlara hizmet ederken ne zorluklarla mücadele ettiğinizi bilmezler

Bunların her birisi yol yordam bilmez, her birisi cahil,

Hepsi vefasız efendiler.

Yiyin efendiler yiyin, iyi bakın kendinize, vitaminsiz de kalmayın haa.

hizmetlilerinizin dişinden tırnağından artırarak size gönderdiği vergilerle ejder meyvesi ve badem yağları’da alın,

Kilosu 4 bin liralık Beyaz çayı da ihmal etmeyin

Nefesi kokan ayak takımı ile aynı kalitede olmasın içtiğiniz çay.

Yakışmaz efendiler

Helali hoş olsun yiyin için.

Yiyin efendiler, yiyin, ama biraz çabuk yiyin

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak.

Yarın bi bakarsınız, sönmüş bu gün çıtırdayan ocak.

Bu gün mideniz hazırken, bu gün çorbalar sıcak,

Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, kucak kucak.

Götürün efendiler, götürün, bu yağma sizin,

Bu ihanet sizin, bu hıyanet sizin,

Gün sizin efendiler, şölenler, törenler, kutlamalar sizin…

Gelin görün ki ne yapsanız, ne etseniz de çare yok efendiler, siz de gelir ve geçersiniz,

Gelmiş ve geçmiş efendileriniz gibi.

Bu memleket bizim efendiler, bu memleket bizim.

Söylemek zorunda kaldığım için çok özür dilerim.

Siz yine de yiyin efendiler, yiyin

Bu iştah açan sofra sizin, yiyin yiyin, yiyin yiyin…

Not: o kadar güzel başlamış ki Tevfik Fikret, aynı duygulara sahip bir şiir veya yazı bundan daha güzel bir girişle anlatılamazdı.

Sadece bir kaç kelam ekleme biraz güncelleme gereği hissettim.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.