Site Rengi

DOLAR 6,7414
EURO 7,5741
ALTIN 368,22
BIST 109.111
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 26°C
Sağanak Yağışlı

Sıcaklıklar 50 yıl sonra ‘yaşanamayacak seviyede’ olabilir

Sera gazı emisyonlarının azaltılmaması durumunda, 50 yıl sonra sıcaklıkların insanlığın üçte biri için “yaşanamayacak seviyede” olacağı tahmin ediliyor.

Sıcaklıklar 50 yıl sonra ‘yaşanamayacak seviyede’ olabilir
REKLAM ALANI
05.05.2020
1.526
A+
A-

Çin, ABD ve Avrupa’daki bilim insanları tarafından hazırlanan ve Ulusal Bilimler Akademisi’nin dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, dünya genelinde sera gazı emisyonlarındaki artışın devam etmesi, insanlığı daha önce görülmemiş bir krizle karşı karşıya bırakabilir.

Araştırmaya göre, insan etkisiyle oluşan sera gazı emisyonlarının artışı sonucunda ortalama bir kişinin yaşadığı sıcaklık 2070 yılında 7,5 derece artacak.

ARA REKLAM ALANI

Bu durum, 50 yıl sonra dünyadaki tahmini nüfusun yaklaşık yüzde 30’unun, sıcaklığın ortalama 29 derece olduğu bölgelerde yaşaması anlamına geliyor. Söz konusu iklim koşullarına sahip tek yerin küresel kara yüzeyinin yalnızca yüzde 0,8’ini oluşturan Sahra Çölü’nün sıcak bölgeleri olduğu dikkate alındığında, sera gazı emisyonları azaltılmazsa 2070 yılında, gezegenin kara yüzeyinin yüzde 19’u bu iklim koşullarında olacak.

“Tek çözüm emisyonların hızla azaltılması”

Araştırmaya göre, sera gazı emisyonlarının hızla azaltılması söz konusu sıcak koşullara maruz kalacak insan sayısını yarıya indirebilir.

Çalışmanın koordinasyonunu sağlayan araştırmacılardan Wageningen Üniversitesi Profesörü Marten Scheffer, araştırmanın sonuçlarının iklim değişikliğinin de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına benzer şekilde dünyayı değiştirebileceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Değişimin hızı daha yavaş şekilde ortaya çıkabilir. Ancak küresel salgından farklı olarak, gezegenin büyük bölümünün hayatta kalmanın zor olduğu seviyelerde ısınması ve tekrar soğuyamamaması nedeniyle krizin sonlanmasını sağlayacak bir çözüm bulunamayabilir. Bu durum, yıkıcı nitelikteki doğrudan etkilerinin yanı sıra toplumların oluşabilecek yeni küresel salgınlar gibi krizlerle başa çıkma kapasitesini de azaltıyor. Bunun gerçekleşmesini engelleyebilecek tek çözüm emisyonların hızla azaltılmasıdır.”

Exeter Üniversitesi Küresel Sistemler Enstitüsü Direktörü ve İklim Uzmanı Tim Lenton ise küresel ısınmanın engellenmesiyle olası etkilerin büyük ölçüde azaltılabileceğine işaret ederek, “Senaryolarımız, mevcut seviyenin üzerinde gerçekleşen her bir derecelik ısınmanın, bir milyar insanın sıcaklığın dayanılamayacak seviyenin üzerine çıktığı iklim koşullarında yaşaması anlamına geldiğini gösteriyor. Günümüzde, sera gazı emisyonlarının önüne geçmeyi yalnızca parasal terimlerle değil, insani değerlerle ifade edebilmemiz önem arz ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

REKLAM ALANI
ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.