• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 25 Mayıs 2019
  • 18:34
 
YANLIŞ ANLATILAN ÖĞRETİLEN MÜHİM GERÇEK TEVHİD GERÇEĞİ (1) 11 Mart 2019, Pazartesi

TV radyo internet  v.b sosyal medya platformları gibi iletişim araçlarında devamlı şahit olduğumuz, sokak ropörtajlarında  yaşanan cevabında maalesef  zorlanılan  Kuranı Hakimin en büyük mesajı olan Tevhid dosyasını  açıyoruz. Kur-an Kerim' in hemen hemen her sayfasında anlatılan, bütün peygamberlerin uğruna mücadele ettiği Tevhid (la ilahe illallah) ne demektir? Ne demek değildir anlatmaya çalışacağız. Çünki mana ve mesajı unutulan ve unutturulan İslam dininin temeli olan bir hakikati bize yanlış anlattılar ve yanlış öğrettiler? Bugün buhran ve kaosu yaşayan İnsanlık ailesi akıllarını, yaşantılarını, sosyal ve siyasal durum ve pozisyonlarını  Tevhid'in  mesajı ve gereği olan Allah’ın emir ve yasaklarına göre düzene sokmadığı müddetçe  insanlığın kurtuluşu, toplumların felaha ermesi çok uzakta ve hatta imkansızdır. Sözlükte “Bir” anlamındaki “Vâhid” kelimesinden türeyen Tevhid, “birlemek” manasına gelir. Allah’ı zatında, fillerinde isim ve sıfatlarında birleyerek, yaratıcı ve hüküm sahibi olanın ancak Allah olduğunu kabul etmektir. Şirkin zıddı olarak da kullanılan bu kelime, İslam dininin ana esası olan “Lâ ilahe illallah” kelimesi ile ifade olunmuştur. La ilahe illa Allah, sadece “Allah vardır ve birdir” demek değildir! Yalnızca Allah’ın var, bir ve rezzak olduğunu kabul etmek insanın İslam dairesine girmesi için yeterli değildir. Mekkeli müşrikler dahi Allah’ın var olduğuna ve rızık verdiğine inanmaktaydı. Andolsun onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı sizin yararınıza kim boyun eğdirdi?” diye sorsan, “Allah'tır” derler. (Ankebût, 61     
La İlahe İlla Allah: ALLAH’TAN BAŞKA HİÇBİR İLAH YOKTUR” demektir. İlah olarak sadece Allah’ı kabul etmektir. İlah’ın kelime manası ise; “Mabud (ibadet edilen), rızası gözetilen,itaat edilen,kanun koyan, tek otorite, ve -en çok sevilendir. ”O halde Müslüman “Lâ ilahe illallah”dediğinde sanki şöyle demiştir: Kendisine itaat edilen, koyduğu kanunlara uyulan sadece Allah’tır. "Dikkat edin yaratmak da hükmetmek de Allaha aittir.” (Araf, 54)  Daha da açık söylemek gerekirse bir Müslüman ‘la ilahe illallah derken ‘ şunları demiş oluyor. ‘İşime gelen gelmeyen her konuda Allah’ın dediği gibi yaşayacağım. Hayat programımı Allah belirler. Emretme ve yasaklama yetkisi O’nundur. Helal kılma ve haram kılma yetkisi O’nundur. Hayata dair her işte Peygamber örnekliliğinde  Allah’ın hükümlerine  riayet edeceğim. Nasıl evleneceğimden, nasıl boşanacağıma, parayı nasıl kazanacağımdan, nasıl harcayacağıma  Allah karışır. Neleri yiyip- yemeyeceğime ve nasıl giyineceğime Allah karışır. Devlet işlerinden sosyal hayata, kamusal alandan kişisel alana Allah hükmedendir. Allah’ın hükümleri her çağda geçerlidir. Çünkü o hükümler, bizi yaratan ve yaşadığımız- yaşayacağımız tüm çağları da yaratan ve bilen Allah’ın hükümleridir…’
İşte  La İlahe İllallah inancından, anlamından, mesajından, yaşam tarzından fersah fersah uzaklaşmış ve uzaklaştırılmış insanlarımızı yeniden bu ilahi hakikate, ilahi gerçeğe muhatap kılmak, aslında meselenin özü tam da burada yatıyor aziz dostlarım. Kendilerine ittiba etmekle  emrolunduğumuz  Peygamberlerle başlayan  Tevhid  mesajı ve gereği olan meşru legal mücadelesini tüm insanlara ve tüm dünyaya yaymak, fertlerin kalplerinde ve akıllarında olduğu kadar sosyal yaşantılarında da Allah azze ve cellenin istediği, Allah azze ve cellenin hakimiyetini her yönüyle tesis etmek için bütün gücü, bütün enerjiyi meşru dairede kullanmak ilk adımı bu şekilde atmak…Hakkın sesine kulak vermek, Hakkın sesini yüceltmek.. İnsanların kalplerinde tek olan Allah inancını yerleştirmek. Tevhid'in varlığının göstergesi olan İslami hayata adım adım yaklaşmak. Kalbi ile iman edip hayatının her yönünü de bu düstura bu düzene koymak şarttır. Tevhid mesajı öyle bir kelimedir ki manası ve mesajı anlaşılmadan kendi lisanıyla tekrarlansa veya manası çok iyi bilindiği halde o ilahi emrin gereği üzere amel edilmemesinin kişilere sağlayacağı, toplumlara sağlayacağı hiçbir faydası yoktur. Kuran’ın ve Hz.Peygamberin üzerinde önemle durduğu  la ilahe illallah inancı bir insanda bir itikat, bir hareket, bir aksiyon ve batıl ideolojileri reddedip,  insanlar ve eşya üzerinde Allah’ı tek hak ve hukuk sahibi, sadece onu tek kural koyucu gören bir hale dönüşmedikçe geriye ne kalır acaba ? Sadece kuru bir temenniden kuru bir sözden öteye geçmeyen la ilahe illallah…Bu şekilde toplumlara  ne kadar fayda sağlayacaktır ki..Güvenliklerine asayişlerine huzur ve barış içerisinde yaşama ihitiyaçlarına ne kadar katkı sağlayacaktır ki…Koca bir HİÇÇ. İddia ispatlanmamış, hayatta etkinliği ve yetkinliği olması sadece iddiada tesbihlerde, camilerde  kalmış, bir iddia ise ne derece  geçerlidir. Reçete Tevhiddir  ama onu uygulamadığımız  zaman acı ve buhranlı bir hayat elbette ki kaçınılmaz olacaktır ve bunu yaşadığımız dünya içerisinde fazlaca şahit olmaktayız. Gerçek Tevhid inancı ve müntesipleri ileriki haftalarda da değineceğimiz üzere,  Allah yerine konulan tüm sahte ilah taslaklarını, Kuranı  Hakim  ve Hz.Peygamberin misyonuyla çatışma içerisine giren tüm sahte değerleri de reddederek, insan sömüren, ülke sömüren, hak hukuk sömüren yeryüzünün modern yamyam azman ve zalimleriyle tiranlarıyla da meşru bir meşru mücadeleye girer.
DEVAM EDECEĞİZ..