• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 24 Mart 2019
  • 01:32
 
TÜRKİYE’NİN ZEYTİN DALI OPERASYONUYLA BATILI BAŞKENTLER HAYAL KIRIKLIĞI YAŞARKEN PEŞPEŞE FARKLI AÇIKLAMALARIYLA ABD ŞAŞKIN ÖRDEĞE DÖNDÜ 07 Mart 2019, Perşembe

Rusya, Türkiye’nin askeri harekâtına yeşil ışık yakmakla Türkiye’nin gönlünü kazandı. “ABD’nin kontrolsüz silah sevkiyatı Türkiye’yi operasyona itti” açıklamasıyla, Suriye’deki ABD varlığının sorun olduğunu ABD’nin müttefiklerine anlattı. ”Kontrolünüz altındaki yerlerde denetimi artık merkezi hükümete bırakabilirsiniz” teklifini kabul etmeyen YPG’ye tek kurşun atmadan ders vermiş oldu. 

Zeytin Dalı operasyonuyla, sınır muhafızları konusunda 4 günde, 3 yetkili ağızdan, 5 farklı açıklama yapan Washington kaybederken Moskova ilk kazanan oldu.
Afrin operasyonu başlar başlamaz Batı dünyası, özellikle de ABD, büyük bir şaşkınlık yaşadı. ABD’nin YPG’yle düzenli ordu kuracağını açıklaması üzerine, Türkiye “vururuz” derken, Batılılar Türkiye’nin blöf yaptığını, büyük bir askerî operasyona cesaret edemeyeceğini sanıyorlardı. Washington’dan, Brüksel’den, Telaviv’den emir alan bir Türkiye’nin tarih olduğuna bir türlü inanmak istemiyorlardı.

Türkiye, gözünü kırpmadan kapsamlı ve kararlı bir operasyon gerçekleştirerek bir kez daha Batılı başkentleri hayal kırıklığına uğrattı. Özellikle Amerika şaşkın ördeğe dönüştü.
Türkiye bu sefer fazla bekletmedi. İçeriden ve dışarıdan gelen oyalayıcı sözlere, temenni ve tehditlere aldırmadı. Kendisine doğrudan yönelen açık tehdit karşısında müdahale hakkını kullandı. 

Afrin’e yapılan Zeytin Dalı operasyonu bir savaş değil, bir savunma harekâtıdır. 
Afrin ile başlayan, Münbiç ve Fırat’ın doğusuna doğru devam etmesi gereken operasyon Türkiye için bir meşru müdafaa, bir vatan savunması, bir Milli Mücadele’dir… Bu yüzden Türk ordusunun başlattığı ve bütün taraflara huzur getirmesini umduğumuz Afrin Operasyonu bir savaş değil, kaçınılması mümkün olmayan bir zaruret, Suriye’deki bütün mazlumlara, Kürtlere, Araplara ve bölgede yaşayan herkese Türkiye’nin uzattığı bir zeytin dalıdır.

Zeytin Dalı Operasyonu öncelikle sözde müttefikimiz olan ABD’ye, taşeronu PYD’ye ve diğer bozgunculara bir mesajdır... Türkiye’nin sınırında konuşlanan terör örgütlerini bertaraf etmeyi amaçlayan bu harekât, aynı zamanda artık on binlerce kilometre uzaktan gelip bölgenin kaderinin tayin edilemeyeceğinin de bir mesajıdır.

ABD 2003 yılından beri bütün bölgeyi, 2012 yılından beri de Türkiye’yi oyalıyordu. Üstelik Türkiye’yi 1952’den beri inandırdığı “Müttefik” postuna sığınarak yapıyordu.

2003’ten beri Irak’ta hayatını kaybeden bir milyondan fazla insana, sadece 2017 yılı içinde her ay binden fazla olmak üzere 14 bin insan daha eklendi. Suriye’de yarım milyondan fazla insan hunharca katledildi, 10 milyondan fazla insan yerinden yurdundan edildi, bir o kadarı da zulüm altında inledi. Bütün bu olaylar dünyaya nizam vermek isteyen ABD ve ortaklarının gözü önünde ve hatta bizzat teşvik ve müdahaleleri ile oldu.

Peki, şimdi Türkiye’nin yanı başında ABD’nin de bir terör örgütü olarak ilan ettiği PKK’nın uzantısı olan bir ordunun kurulmasının hangi haklı gerekçesi olabilir?

Soğuk savaş dönemi ABD’nin nüfuzu altında olan bölgelerde bugün huzur var mı? Hemen hemen her yerde terör, iç savaş ve ülkeler arasında savaşlar hâkim... Bunu durdurabilecek iradeden yoksun ABD, yanlış ve hatta yalanlar üzerine bina ettiği politikaları ile ülkeleri ve devletleri oyalarken; birçok yerde devlet dışı aktörler yaratıp veya bir şekilde ortaya çıkanları destekleyip yeni yangınlara körükle gitmektedir. 

Daha Afganistan savaşının gizemini çözemedik, Irak’ın işgaline giden süreci ve yerli ortaklarını temyiz edemedik. Henüz DAEŞ’in sırrını anlayamadık. Bütün bunlar dururken bir de PKK’dan çıkma PYD’den bozma SDG’yi ortaya çıkarmak da neyin nesi?

ABD, önce birini diğerine karşı kışkırtıyor, sonra diğerine yaklaşıp, sözde onu düşmanına karşı himaye ediyor. Ardından iki tarafı savaştırıp seyrediyor. Yani bu bölgenin geçmişinde çokça uygulanmış İngiliz politikası yeniden uygulamaya konuluyor.

Bir ülke ordusunu donatacak miktarda 2 bin uçak dolusu ve 5 bin TIR'a yakın askeri malzeme ve silah ile gelip Türkiye’nin sınır boyuna yerleşeceksin. Üstelik peş peşe farklı açıklamalar ve “yanlış anlaşıldı, pardon” diyerek yarım asırdan fazladır müttefikin olan Türkiye’yi aldatacaksın. 
Bu ibret dolu tablo, ABD’ye arkasını dayayarak onun verdiği süslü üniformalar ile boy gösteren PYD/YPG ve diğer ABD’nin bölgedeki bütün müttefikleri için de geçerlidir. Bölgemizde ABD’nin yalan rüzgârları esmektedir. Dün ittifak ettiklerini bugün düşman ilan eden bu anlayış, bugünkü müttefiklerini de çoktan pazara çıkartmıştır.

Emperyalizm kimseye kaşının gözünün hatırına devlet kurmaz, otonomi kazandırmaz. ABD, sadece bugün değil her zaman kullanabilmek için ağzına bir parmak bal çalar. 

ABD, Vietnam’dan Kore’ye, Afganistan’dan Irak’a gittiği her yerden kaçarak ayrıldı. Bu coğrafyayı başka bir yere taşıyamayacağına ve nükleer savaş başlatma ihtimali de olmadığına göre sonunda bu coğrafyadan da gidecek.