• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 20 Ocak 2019
  • 10:02
 
MASKE YIRTILMASA HÂLÂ BİZE ÂFETTİ O YÜZ... MİLLETİN ALDIĞI HER YENİ ZAFER, MİLLET DÜŞMANLARININ MASKESİNİ YIRTIYOR 11 Ocak 2019, Cuma
idris ŞAHİN
idris ŞAHİN

rtık son saatler… PKK işgalindeki Afrin’e harekât artık an meselesi. Diplomatik temaslar yoğunlaşırken, Mehmetçik kenti ablukaya aldı. Hatay, İdlib, Halep, Azez, Kilis’in tam ortasındaki bölge, Türk Silahlı Kuvvetleri’nce her yandan abluka altına alındı. Türk topçusu ve savaş uçaklarının gece saatlerindeki bombardımanında teröristlerin kullandığı bazı binalar nokta atışıyla imha edildi. Bazı siviller ilçeden ayrılmaya başladı. 

Sadece "65-70 ülkeden militan geliyorsa o örgüt ancak ve ancak süper bir gücün işidir. Bu bir tespit… DEAŞ'ın kuruluşunda yer alan ve verilen görevleri eksiksiz yerine getiren temel kadro tamamen   Amerikan Özel Kuvvetleri'ne bağlı askerlerden oluşuyordu.

Washington, bölgede etkin olmak için Suriye'de öncü olmalıydı. DEAŞ'ı ilk günden itibaren terör örgütü ilan eden ABD'nin, karşısına da bir güç koyması gerekiyordu. O da hazırdı, YPG...

DEAŞ, Suriye'de 148 noktayı işgal etti. 141'ini YPG'ye devretti. DEAŞ'ın YPG'ye alan açmak için kullanıldığı, bakmayı bilen her göz tarafından görülüyor. 141 noktadaki Türkmenler ve Araplar, bir daha geri dönemedi.

Suriye'de DEAŞ'ın ortaya çıktığı ilk günlerde YPG'nin etkin olduğu toprak yüzde 5'ti. Bugün Suriye'nin yaklaşık yüzde 20'si YPG kontrolünde. Washington bu planı neden yaptı? DEAŞ ile YPG ile nereye ulaşmak istiyordu?

Suriye içsavaşının başladığı 2011 yılından itibaren 35 büyük terör saldırısı gerçekleştirdi.
Her saldırının merkezinde ABD'ye çalışan Türkler vardı. Kandil'e gönderilen koordinatlarla PKK saldırıları gerçekleştiriliyordu. İncirlik de bu konuda önemli bir merkezdi… Uludere saldırısından sonra iç karışıklık istendi. Ancak gerilim yetersizdi… Beklenen olmayınca 52 büyük saldırı daha gerçekleşti.

ABD terör saldırıları ile mutlaka kesin sonuç alacaklarını düşünüyorlardı. Çünkü Türkiye'den giden raporların hepsinde bu görüş ağırlıktaydı. Raporlar sonuçlarla uyumlu olmayınca Pentagon YPG’yi büyütmeye karar verdi.

Türkiye’deki bazı isimler YPG'nin üst düzey isimleri ile 2013 yılında İncirlik'te bir araya geldi. Çok özel toplantılar yapıldı. Özellikle Türkiye'deki PKK'lılar bu toplantıdan sonra YPG'ye katıldı. YPG büyürken en büyük destek ABD üslerinden geldi. YPG kuruluşundan itibaren ABD'nin en iyi komutanları tarafından eğitildi. Şimdi oyuna başlamak için hazır olduklarını düşünmekteler.

1980 yılında Pentagon'da yapılan özel bir toplantıda konu Türkiye… O günkü toplantıda, Türkiye'nin bölgede mutlaka bir düşman ile karşı karşıya getirilmesi kararlaştırıldı. Türkiye'nin güçlü bir düşmanla karşı karşıya gelmemesi halinde, çok kısa sürede bölgesel güç olacağı biliniyordu. Genelkurmay Başkanı Org. David C. Jones, darbeden sonra Türkiye raporunu hazırlayan kişiydi.

Bir terör örgütünün yakın tarihte kurulması gerektiğini de belirten ilk isimdi. Terör örgütü PKK oldu. 37 yıl önce ABD Genelkurmay Başkanı Org. David C. Jones, Türkiye için önemli kararlar alırken, bugün ABD Genelkurmay Başkanı Dunford veya önceki Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey de benzer kararlar alıyordu. Hepsinin de hedefi aynıydı… Amerikan çıkarları bunu gerektiriyordu.

ABD, PKK'ya büyük destek verirken onları hep terör örgütü ilan etmişti. Ancak YPG'ye görülmeyen bir destek verdiği halde terör örgütü demiyordu. Onlara göre Kürtler, hem Türkiye'nin hem bölgenin iç dinamiklerini etkileyecek en önemli unsurdu… Bu nedenledir ki Fransa da Almanya da ABD de Kürtleri kullanmak için her yolu deniyor.

ABD bölgedeki çıkarları için DEAŞ ve YPG gibi iki büyük örgüt kurdu ve besledi, büyüttü. PKK ile yapamadıklarını YPG ile yapmaları mümkün mü? Kesinlikle hayır… Ne kadar destek verirlerse versinler alacakları hiçbir sonuç yok. Aksine bölgeden silinip gidecekler. 
Bizim tarihimize iyi bakmalarında büyük fayda var. Nerelerden gelmiş, ne badireler atlatmışız. Çünkü Türk Milleti sıkıntıları çeker ama katlanmasını da bilir, sonuçta yoluna devam eder. Ve kazanan hep Türk Milleti olur. Çağ açıp çağ kapatan bir devletten bir milletten bahsediyoruz. Bu yüzden başta ABD olmak üzere kapımıza dayananların bir değil bin kez düşünmesi gerekir. Yoksa kendileri bilir.

Ne diyor Mehmet Akif, maske yırtılmasa hâlâ bize afetti o yüz... Milletin aldığı her yeni zafer, millet düşmanlarının maskesini yırtıyor. Vatanperver, hoşgörülü, ulusalcı veya dindar maskelerini takanlar, hezimete uğradıkça çirkin yüzlerini saklamakta zorlanıyorlar. Bu hazımsızlık hali asıl niyetin dışarı vurulmasına sebep oluyor.
Yazar, çizer, gazeteci takımı ve bazı siyaset bezirgânları, ABD ve Batının uşakları açıktan açığa darbecileri savunmaya, darbeye karşı göğsünü siper eden sivilleri de düşman ilan etmeye başladılar. Demek ki, onlara dışarıdan gelen talimat böyle… Yani Türk Milletinin düşmanları kendilerini açığa çıkarmaya karar verdiler. Demek ki bir şeyler doğru gidiyor. Sevinmek gerek. Gizli düşman olarak kalsalardı daha mı iyi olacaktı?