• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 14 Aralık 2018
  • 22:53
 
MACAR YAHUDİSİ SOROS’UN FİNANSE ETTİĞİ GEZİ BAŞARILI OLSAYDI TÜRKİYE PARÇALANACAKTI 06 Aralık 2018, Perşembe
idris ŞAHİN
idris ŞAHİN

GEZİ olaylarını Soros’un finanse ettiği biliniyor. Güya GEZİ Parkındaki bir iki ağacın kesilmesini istemeyen ağaçseverler direnmişti. Ülkemizin birçok yerinde ağaç kesiliyor, bazı yerlerde on binlercesi katlediliyor. Bunlar için kalkışma oluyor mu? GEZİ’de ağaç bahane, hedef iktidardı... GEZİ bir sivil darbe teşebbüsüydü... Seçimle gelen iktidarı, sivil darbe ile yıkmak istediler. Gezi başarılı olsaydı, Türkiye parçalanacaktı. 

Açık Toplum Vakfı ile Kavala’nın sahibi Anadolu Kültür A.Ş isimli firma kullanılarak GEZİ kalkışmasını tüm Türkiye’ye yaymaktı. Bir diğer şüpheli firma Altınay’ın yabancı ülkeler ile olan bağlantıyı sağlayarak, olay sırasında Avrupa ve dünyada kara propaganda faaliyetlerinde bulunduğu, GÜLEN’in Türkiye’ye gönderdiği akademisyenlerle görüştüğü, Almanya’dan bir vakıf üzerinden Gezi sürecinde para aldığı ortaya çıkarıldı.

Birçok ülkenin başından geçen bu protestoların, masumane bir şekilde halk tarafından başlatıldığı söylenmektedir. GEZİ eylemlerinde Avrupa basınında en çok eleştirilen konulardan biri şiddet ve Vandalizm olmuştu. Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘’Biz çok bedel ödedik ama ancak düşmanlarımızı tanıdık’’ dedi. 

George Soros için gençleri yönlendirmede kullandıkları “Turuncu” ve “Sarı” renkler çok önemli... Soros, arkasındaki Rockefeller ve Pentagon, hedeflerindeki ülkeleri teslim almak için o ülkenin gençlerini kullanıyor. Son günlerde Fransa'da sokağa çıkan, ardından Belçika ve Hollanda'yı birbirine katan “Sarı Yelekliler” de çok başarılı bir George Soros projesidir. Paris’teki olaylara bir bakın, Fransızlar'la Fransa'yı alacaklar neredeyse...

2016 Mart’ında Brezilya'nın 150 bölgesinde yaklaşık 3 milyon kişi sokaklara döküldü. Bugünkü Sarı Yelekliler o günlerde “Sarı Ördekler” olarak Brezilya’yı karıştırıyor, Devlet Başkanı Dilma Rousseff'in istifasını istiyorlardı. Bu gösteriler yüzünden ülkede büyük bir siyasi kriz ve üniversitelerde büyük kavgalar yaşandı. Ellerinde plastik Sarı Ördek taşıyan göstericilerin kıyafetleri de sarıydı... Brezilya Cumhurbaşkanı, eylemlerin başlattığı kaosla Meclis tarafından 1 Eylül 2016’da görevden alındı.

Soros, Eylül ayının ilk haftasında New York'ta malikanesinde Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff görevden alındığı için parti verdi. Gösterilerde halkı sokağa çağıran Açık Toplum Vakfı yöneticileri de birer milyon dolarlık ödüllerini o gece aldılar. Tabi biz bunları hiç bilmiyorduk...
Bir yıl sonra Rusya... 2017 Mart ayında Moskova'nın belli bölgelerinde ortaya çıkan eylemcilerin ellerinde Sarı Ördek, Putin'in gitmesini istiyorlardı. Putin, Açık Toplum Vakfının tüm ofislerini ülkeden göndermekle vakfa büyük bir darbe vurdu.
Sarı Ördekler operasyon yaparken, Sırbistan'da Dragan Stanojeviç adlı eski Soros eylemcisi ilginç itiraflarda bulundu: "Sarı Ördekler, CIA tarafından da kullanılıyor. Ancak onları kuran, yöneten ve sahaya çıkartan George Soros ve John Rockefeller... Yönetimler, onların vakıflarına, Sarı Ördekler’in sahiplerine karşı dikkatli olmazsa, ülkelerini kaybederler." dedi. 

Ayrıca,"Her ülkede kendi fikirlerinde olan muhalif isimleri önce paraya boğarlar. Ardından süslü rüyalarla kandırırlar, onların da gençlerle birlikte sokağa çıkmalarını sağlarlar. Bu güç gerçekten hep etkili olmuştur. Çok tehlikeliler... Rockefeller hep arkada kalıyordu. Ancak şimdi öne çıktı" ifadelerini kullandı.

Soros, Katolikler'le ortaklık yaptı. Buna mecburdu... Çünkü kendisine ve ailesine başka türlü yaşam hakkı olmayacaktı. Parası olan herkes korkaktır... Soros da korkak... 

Yıllarca Yahudiler'in büyük güç devşirdiği bu vakıfların imkanlarını bugün Katolikler kullandığı bir merkez durumunda. Ancak bazı ülkeler bunlara karşı sessiz değil. Başta Macaristan ve Türkiye... Yüzyıldır Soros ve onun gibilerin hakim olduğu şekillendirme artık değişmek zorunda...

Soros Macaristan'ı yönetmeye başlıyordu. Ancak beklenmeyen seçim sonuçları, ülkenin gidişini değiştirdi, Victor Orban diye bir cesaretli adam, öncelikli olarak üniversitelerdeki Soros profesörlerini temizledi, sonra da gücü eline aldı. Soros'a ilk mağlubiyeti tattırdı. 

Benzeri Türkiye'de yaşandı. Erdoğan da 6 yıldır karşı karşıya geldiği Soros'u kısa bir süre önce ülkesinden göndermeyi başardı. Ancak, Türkiye’de durum henüz istenildiği gibi değil... Soros, Türkiye'de hâlâ çok güçlü... Sorosla beraber hareket eden 270 profesörün birçoğu Türkiye'deki devlet üniversitelerinde görevli...
Kafkaslar’da Gürcistan ile başlayan bu süreç, Ukrayna ile devam etti ve son olarak, Kırgızistan bu “demokratik darbeler”den payına düşeni aldı. Gürcistan’da “Kadife Devrim”, Ukrayna’da “Turuncu Devrim”, Kırgızistan’da “Lale Devrimi” adını alan bu darbeler, hemen hemen aynı yöntemlerle kotarıldı. Batı ve ABD yanlısı yönetimler kolaylıkla başa geçtiler. 
Demokrasi aşığı (!) ABD’li bu karanlık milyarder, kuvvetle muhtemel CIA’ya ayrılmış fonları kullanıyor. CIA, yöntem olarak zengin birini bulma ve fonları onun aracılığı ile akıtma işini her zaman kullanıyor. 
Ukrayna’da eksi 10 derecede eylem yapan ve sokakta sabahlayan göstericilere askeri çadır, parka sağlanmış ve yemek yapmaları için seyyar ordu mutfakları verilmişti. Seçimlerde hile yapıldığı öne sürülmüş, muhalifler tarafından Ukrayna Parlamentosu kuşatılmış, ardından hükümet çekilmek zorunda kalmıştır.
Kırgızistan’da olayların, Akaev’in ABD’nin yeni üs talebini reddetmesinin ardından hızlanması dikkat çekicidir. Söz konusu ülkelerde yönetimler peşpeşe değişmekte, ancak, bu ülkelerin sosyo-ekonomik yapıları, rejimleri değişmemektedir. Değişen, bağımlılık ilişkileri ve ülkenin yönü olmaktadır. 
Ukrayna ve Gürcistan örneğinde görüldüğü gibi, “sivil darbeler”le bu ülkeler özellikle ABD yörüngesine sokulmaktadır. Olayların demokrasiyle, özgürlükle bir bağlantısı yoktur. Özgürleştirilen ülkeler ABD’nin av sahası haline gelmekte, sömürülmekte, IMF ve Dünya Bankası programları bu ülkelere dayatılmaktadır.