• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 25 Ağustos 2019
  • 10:26
 
İSLAM NİZAMI-FAİZ NİZAMI 04 Şubat 2019, Pazartesi

 

İslâm bir hayat nizamı sunmaktadır insanlığa. Bu nizamda da toplumun iktisadî yapısının temel dayanağı infak ve sadaka prensibidir. İnsanlar sırf Allah rızası için harcama yapmaya teşvik edilmektedir. Bu nizamda beşeri ideolojilerde olduğu gibi sosyal ve iktisadî münasebetler çıkar ve menfaat esasına dayanmamaktadır. Herşey Allah rızası için yapılır, hayırda ve iyilikte yarış edilir.

Faiz de bir hayat nizamıdır. Faizi yalnızca iki şahıs ya da kurum arasındaki iktisadi bir muamele olarak görmek hatalıdır. Faizin toplum üzerinde psikolojik ve ahlaki boyutları vardır. Faizin yürürlükte bulunduğu toplumlarda bütün ilişkiler maddi menfaat ve çıkar esasına dayalıdır. Yardımlaşma, karşılıksız verme, iyilikte bulunma gibi davranışlar yoktur faizli toplumlarda. Merhamet, şefkat, sevgi yoktur. Cimrilik, bencillik ve her şeyden çıkarını gözetme, menfaatini en büyük ahlak prensibi olarak tanıma vardır. Faizi ahlakı ve insan ruhundaki tüm güzel duyguları öldüren bir mekanizma, bir sistem olarak görmek lazımdır.İslâm nizamı bu kainatı bizzat Allah Teala'nın yarattığı esasına dayanır. Allah Teâlâ bütün kainatı yaratmış ve tüm nimetlerini insanın emrine müsahhar kılmıştır. Ayrıca insanoğlunu yeryüzüne halife yapmıştır. Ancak bu hilafet belirli bir şarta ve ahde bağlıdır. İnsana verilen hilafet vazifesi. Allah Teala'nın vazetmiş olduğu nizama uyması şartıyla verilmiştir. Yoksa insan başıboş bırakılmış bir varlık değildir. Allah'ın koyduğu nizama uyması da şarttır. Ferdi ve içtimaî olarak insanın felahı Allah'ın koyduğu nizama uymasına bağlıdır.Bu nizamın esaslarından birisi de Allah'a inanmış olanlar arasında yardımlaşmanın lüzumudur. Ferdi mülkiyet esasları dahilinde Allah Teâlâ'nın bahşettiği nimetlerden bütün toplum istifade etmelidir. Hangi mü'mine Allah Teâlâ kendi fazl u kereminden ihsanda bulunmuşsa, onun da diğer din kardeşlerine gücü yettiği kadar yardımda bulunması da İlahî nizamın gereklerindendir. Varlıklı kişiler maddi bakımdan kendilerinden daha aşağı bulunan kişilerden bir nevi sorumlu tutulmaktadır.Bunun yanısıramü'min, malını artırırken başkasına eziyet vermemelidir. Kazanacağım derken insanlar arasında mal tedavülünü engelleyici veya bütün malların tek elde toplanmasına vesile olan hareketlerden de kaçınmalıdır. Kaçınsın ki Yüce Allahın buyurduğu gibi "mal yalnızca zenginlerin ellerinde dönüp dolaşan bir meta',, olmasın. Bunlar İslâm nizaminin önemli çizgileridir.Gelelim faiz nizamına, Faiz nizamı Allah'ın iradesi ile beşerin hayatı arasında hiçbir alaka yoktur esasına dayanır. İnsanı kayıtlayan hiçbir otorite yoktur. Fert mal kazanmada da harcamada da son derece hürdür. Allah kurallarının hiçbir bağlayıcılığı yoktur bu nizamda. Herkes menfaati ve iktisadi istikbali için herşeyi yapabilir.Bu nizamda insan varlığının en önemli gayesi mal kazanmaktır. Herkes daha çok kazanmak için çırpınır.Hayatın akışı ve olaylar tamamen ekonomik zaviyeden değerlendirilir.Beşeri ideolojilerin doğurduğu bu faiz nizamı aslında doğrudan doğruya beşeriyetin helakini hedef almaktadır. İnsanlığı bir uçuruma götürdüğü gibi birçok cemiyette bir avuç faizcinin keyfi için insan ve toplum hayatını zehir etmektedir. Ahlakî, ruhi ve sinir krizleriyle insanoğlunu uçurumlara yuvarlamaktadır. Hem para piyasasını bozmakta hem de iktisadi hayatı krizden krize itmektedir. Nihayet hakiki sultanlar ve ameli nüfuz, mahlukatın en aşağısı ve en şeriri olan bir zümre elinde toplanmaktadır. Bu aşağı kişiler ne insanlık ne de haysiyet tanımaktadırlar. Fert fert insanların ya da hükümetlerin giriştikleri faizli borçlanmalar yüzünden bütün insanlığın alın teri akıtarak elde ettiği kazançlar bu bir avuç azınlığın eline geçmektedir.Faiz yiyen kapitalistler sadece zavallı kimselerin alın teri olan mallarını ellerinden almakla iktifa etmezler. Memleket içinde bütün nüfuz onların elinde bulunur. Bunlar hiçbir ahlaki ve dîni esas tanımazlar. İdeal prensipleri, dini ve ahlaki mevzuları uydurma hikayeler (!) olarak kabul ederler ve onlarla alay ederler. Ellerinde bulunan her türlü nüfuzu, kendilerine, muhtaç kimseleri daha çok sömürmek ve daha fazla faiz alma imkanını sağlayan nizam ve idareleri yerleştirmek yahut yeniden ortaya çıkarmak için kullanırlar. Bu çirkin hedeflerin, bu alçak emellerin önünde hiçbir mania duramaz.Bunun yanısıra kapitalistler, dünya iktisat piyasasını kendi mahut emellerine ve menfaatlerine uygun şekilde yürütmek için olanca tahakküm yollarına başvurmaktan geri durmamaktadırlar. Bunun neticesi iktisat piyasası krizlerden krizlere sürüklenmekte bütün insanlığa umumî faydalar sağlayan iktisadî ve sınaî üretimler hedefini yitirerek faizci kapitalist zümrenin menfaatine hizmet etmektedir. Bütün dünyanın servet ve gelir kaynakları olan bu sömürgeci kapitalist zümrenin elinde bulunmaktadır.

(Fi Zılal-il-Kur'an'dan)Seyyid Kutup