• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 20 Ocak 2019
  • 10:05
 
Çocuk tacizi ve örtbas 09 Ocak 2019, Çarşamba

Bir raporda Türkiye’de çocuk istismarı suçunun tahminen %5’i ortaya çıkarken, %95’inin gizli kaldığı belirtiliyor.
Zaten meselenin esas düğüm noktası bu .
Her şeyin herkes tarafından gerekli gereksiz konuşulduğu medya ortamı olan bir ülke çocuk istismarının %95’ini saklıyorsa car car konuşanlar kuru gürültüden ibaret demektir .
Bu cehalet artık cahillerin sorunu olmayı aştı , okumuşlar arasında da var ise , cehaleti korkarım daimi kılmaya yeterli boktan bir durum var ortada .
Ve bu cehaletle nereye varılır düşünmek bile korkunç çünkü ; dünyanın bu çağında istihbaratlar cehalet , cahilleştirmeye resmen yatırım yapıyorlar , cehalet istismarı ilüzyonlar neden yaratılıyor ki ?
Cehalet yoluyla hayran kitleleri oluşturulduğunu bilmeyen cahil mi kaldı , uyanık ünlülerin takipçileri bu yüzden çoğalınca aslında akıllı insanlar alarm veriyorlar , hani bunun nesini takip ediyorlar diyoruz ya , iş takipçi salakların masumiyetinden , cehaletinden ibaret değil güvenlik meselesi ….
Hani Ebru poposuna fotoshop yapmış, yok efendim Hülya yürüyen arabadan çıkmış gibi yapmış , Demet’inki üstü kaval altı şişhane modasıymış, tombulun annesi camdan atmış kendini sonra aşağıdan geçen birisinin kafasına düşmüş , Gülben’in komşular borulara bardak dayayıp ne konuşulduğunu dinlemişmiş gibi basit öykülerle var olmaya çalışan ünlüler bakalım daha neler kırıp saracaklar bekliyoruz ama etkileme sorunları var.
Dolayısıyla şimdilerde 2 tanesi yapılan ‘Zeka Yetenek ‘ üzerine kongreler, seminerler hatta yapay zeka üzerine konuşacağımıza doğal salakların uyanışları üzerine bir seminer yapsak fena mı olur .
Samimi aptallar kadar sonsuz bir cehaletin esiri okumuşlar , bilgi deryasından ıslanmadan çıkmış akademisyenleri kuru mayolarıyla konuşurken görünce insanın beynine kramp giriyor .
Duymazdan görmezden gelmek , örtbas etmek , inkar, şantaj kadın dövme , çocuk taciz etme , yakalananı ne yapacağını bilememe dahil derin bir cehaletin parçaları mı , yoksa asıl gizlenen cehalet mi yoksa ahlaksızın kurnazlığı mı ve güvenlik sorunumu derin sorular beni aşar .
Kadın ve çocukların taciz meselesine dönecek olursak , kim sapık , kim değil , çocuk doğru mu söylüyor yalan mı ‘ biz anlarız ‘ bilmişliğinde çıkanlar olmuyor değil ama onlar filim dahil her boktan anladıkları için işin mücadele felsefesinin hukuki boyutunu çözemiyorlar , bu sosyolojik bir değişim , devrim istiyor !
Örtbas ve gizlilikten vaz geçmeden ne değişimi , hala bıldır yenenleri örtme peşinde tarih yazılıyor yahu .
Tamam bu kolay iş değil , Atatürk için atıp tutanla sonra rol icabı Atatürk olup nasihat çeken iki yüzlülüğün oyuncuları bile aynı olan bir ülke burası , sıradan bir cehalet , örtbas değil başa gelen artistik iddiaları da var !
Bir öyle , bir böyle…
‘Sen sus bakayım , büyük sözü dinle , su küçüğün söz büyüğün ‘ sözlerinin kullanıldığı bir ülkede çocuklar tacize uğrar ve gıkını çıkaramazlar sonra .
Çocuğun lafının dinlenmediği ama atasözü ‘Çocuktan Al Haberi’ olan bir gelenekten geliyoruz, bir yanımız kalk gidelim derken öbür yan bok yeme otur diyor .
İşin korkunç ve acıklı yanı tacize uğrayan çocuklar bir gün büyüyeceklerini ve bu durumdan kaçıp kurtulabileceklerini , özgür olabilecekleri umut , sabırla başlarına gelene susarlar ve büyümeyi beklerlermiş . Canlarım halbuki kısır döngüdür başlarına gelen … Ne yazık ki baskı , zorlayıcı bir çocukluk ‘büyükler’ in çocukluk travmalarını yok etmiyor !
Güvenme , sevgi duygusu eksikliklerinin stabil ilişkiler kurmalarına geçit vermesi kolay mı , geçmişin gölgeleri hep enselerinde ve çocukluklarının hapsinde tutsak büyükler olarak topluma karışıyorlar.

Uğradıkları tacizle güven ve sevgiyi yüreğinden koparıp atmış çocuklar duygularından kopmasalar ve kendilerini bir nevi uyuşturmasalar yıllarca yakınları tarafından gıklarını çıkartmadan taciz edilmeye nasıl dayanabilirler ki ?
Acı, nefret , intikam , baş kaldırı, isyan belki tek bir göz yaşı bile daha fazla tacize neden olur korkusuyla zavallıcıklar büyümeyi beklerken onları kurbanlıktan cellatlaşmaya eviren bir başka tehlikede beklemiyor mu ?
Vicdanları çürüten bir bozulma bu ,
ve sosyolojik çözümlemeye ihtiyaç var , 13 yaşında kıza 30 kişi tecavüz ettikten sonra çocuk dört ameliyatla zor oturur hale geliyorsa bu çocuk tacizinden öte bir çürümedir.
Çocuklar,
Aslında dış borçlanmadan, kötü eğitime, uyuşturucuya maruz bırakılmaya, dayak, kötü muameleye , bağırıp çağırmaya, azar işitmeye , kötü beslenmeye bin türlü tacizle karşı karşıyalar ve cinsel taciz gibi % 95’i gizli değil bu suçların , açıkça ortada .
Ve hatta zihinleri istemleri dışı inanç, din, milliyetçilik, savaş gibi devletin kavramlarıyla doktrine edilirken meşhur sloganla soralım ‘Nerede bu devlet , yetmedi mi bu çocuklara eziyet ‘