• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 24 Mart 2019
  • 01:30
 
31 Mart, Cumhuriyet’in kurucu partisi özelliğini kaybettiğinin, HDP yerine ikame edildiğinin, çokuluslu cephede konumlandırıldığının ilânı, CHP için t Bizler, kuşatmayı yarmak için Anadolu’nun tamamında savunma kalkanları kurduk. Ve bu kalkanları, Viyana’dan Basra’ya, Kızıldeniz’den Kuzey Afrika’ya, Hazar kıyılarına kadar Anadolu’yu ve coğrafyamızın merkezini savunmak için büyük mücadeleler verdik. 14 Mart 2019, Perşembe
idris ŞAHİN
idris ŞAHİN

Bizler, kuşatmayı yarmak için Anadolu’nun tamamında savunma kalkanları kurduk. Ve bu kalkanları, Viyana’dan Basra’ya, Kızıldeniz’den Kuzey Afrika’ya, Hazar kıyılarına kadar Anadolu’yu ve coğrafyamızın merkezini savunmak için büyük mücadeleler verdik.

 

Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında Balkanlar’dan, Kafkaslardan yüzyıl boyunca kesintisiz bir şekilde Anadolu’ya akın edenlerce “Son Kale” Anadolu’yu savunma anlayışı, bir beka meselesi üzerine şekillenmiştir.

 

Birinci Dünya Savaşı, Avrupa İç Savaşı ve Osmanlı’yı İmha operasyonuydu. Bütün Avrupa bizim coğrafyamızı paylaştı. Coğrafyayı kaybetmiş bir milletin, anavatanı da kaybetmemek için verdiği mücadele beka üzerineydi.

 

15 Temmuz, sıradan basit bir darbe girişimi değil bir imha harekâtıydı... ABD-İsrail ve  Batı’nın patronluğunda bir terör yapılanmasının harekete geçirilmesi, TBMM’nin bombalanması, vatandaşlarımızın kurşuna dizilmesi, insanlarımızın tankların altına yatması bir beka meselesiydi. Türkiye, Suriye’ye dönüştürülecek, onlarca örgüt çatışıyor olacak, sokaklarda kan akacaktı.

 

Beka, sadece çöküş dönemlerinde olmaz. Yeniden yükseliş dönemleri de beka üzerine biçimlenir. Türkiye son yıllarda yepyeni bir yükseliş dönemini başlattı. Bu yüzden, yüzyıl önce çöküş döneminde karşımızdakilerin tamamı yine aynı cephedeler. ABD’yle, terör örgütleriyle, Türkiye’ye açıktan savaş ilan edenlerle aynı cephede yer almayı sorgulayamayanların beka meselesini nasıl sulandırdıklarını ibretle seyrettik.

 

Beka meselesini anlamak için sadece 15 Temmuz’a bakmak yeterli. Yeniden beka meselesi gündemde... Türk Milleti hep teyakkuz halinde olmuş, yine olmaya devam edecektir.

 

1 Mart 2003’teki CHP ile bugünkü CHP çok farklı... Şimdiki CHP, ABD’yi kızdırmak istemiyor ve her konuda ABD’nin çok yakınında. 2003’teki CHP, ABD’ye karşıydı... Baykal’ın başına gelenler ortada... Şimdiki CHP’de “Altı Ok” sizlere ömür...

 

İçimizdeki yabancılar, Rus savaş uçağını "sınırı geçti" diye vurdu. Eğer sınır ihlali uçak düşürecek kadar önemli bir problem olsaydı, hergün onlarca sınır ihlali yapan Yunanistan'ın elinde uçak kalmaması gerekirdi. Sorun, Rus savaş uçağının sınırı geçmesi değil, Türk-Rus yakınlaşmasını istemeyenlerin dünya üzerindeki rolü ve ağırlığı idi. Uçak düştü, iki ülke ilişkileri aylarca askıda kaldı. Sonra tekrar toparlanma yoluna girdi.

 

Trump'ın ekibi, Ortadoğu'da Türkiye ve Rusya ile adım atmak üzere planlarını yaparken, Pentagon buna izin vermemek için şeytani hesaplar içinde. Trump'ın karşısındaki güç, Türkiye ve Rusya ile ortak çalışmayı kabul eden herkesi düşman görüyor. Bu yüzden Rusya'ya yapılan her operasyonun benzeri, Türkiye’ye de yapılabilir.
 

İçeride Devleti savunan Ak Parti, MHP, yani Erdoğan ile Bahçeli. Karşılarında HDP ile CHP, Topuklu FETÖ, SP... HDP ile CHP, Amerika'da Hillary Clinton'un karşılığı... Aynı ligin değişik oyuncuları... Arada 10 bin kilometre olsa da aynı kulvarda kürek çekerler. Hillary'nin arkasında Soros, Soros’un arkasında Rohtschildler ailesi; para ile herkesi, her şeyi yönetmek isteyen küresel sermaye ve irade...


Türkiye’de de küresel sermayenin emrinde ona gönül veren çok kişi her partide var. Ak Parti’de Erdoğan’a karşı olanlar nasıl Müslüman kimliği ile siyaset yapıyorsa, Devlet Bey'e karşı olanlar da milliyetçilik vurgusuyla politika yürütüyor. Çatı aynı gibi görünse de ortada büyük fark var. Biri küresel ekonominin aktörleri... Diğerleri de Türk Devleti’nin şemsiyesinde yürümek isteyenler.


Amerika-Rusya-Türkiye'yi yan yana getirmek istemeyenler üç lidere de saldıracak. 15 Temmuz, 17-25 Aralık, Oslo, 7 Şubat hep FETÖ’nün operasyonu ve saldırısıydı... Garip olanı, bu duruma en çok karşı çıkması gereken Sol’un, Atatürk maskesiyle, Atatürk profili ve posterleri altında Pentagon’un ve FETÖ’nün yanında Erdoğan'a karşı durmaları...

 

Bazıları "Her yerde FETÖ'cü var da siyasette yok mu?" diye soruyor. Elbette var. Ama sadece Ak Parti’de olduklarını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. FETÖ değişik kanallardan giderek aynı sonuçları alır. Yani elmaların tümünü tek sepete koymaz. Çalışma sistemleri bu... Hedefe gidecek olan her şeyin içinde varlar.

Temizlendiğini düşündüğünüzde bile varolacaklar. Çünkü çok önemli kripto FETÖ’cüler etkili, yetkili ve gizli olacaklar. Önemli olan, isimlerle uğraşmaktan ziyade devletin yönünü tayin etmek...

 

Türkiye, “Devlet” olarak yoluna devam etme kararı alırsa içeridekilerin bir önemi kalmaz. Aksi takdirde tekrar güçlenerek çullanacaklar. Sonrası intikam, kriz, kaos ve çatışma... Bütün umutlarını 15 Temmuz’a bağlayanlar, şimdi yeni umutlara yelken açıyorlar; bu yüzden 31 Mart seçimleri bir Beka seçimidir.

 

31 Mart yerel seçimleri CHP için tarihi bir çöküşe, bir hezimete yol açabilir. Cumhuriyet’in kurucu partisi özelliğini kaybettiğinin tescili, devlet aklını, millet hassasiyetini kaybettiğinin, artık sadece bir marjinal cephe partisi olduğunun, HDP yerine ikame edildiğinin, Türkiye’nin milli aklı yerine çokuluslu cephede konumlandırıldığının ilânı olabilir.

 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına getirilmesi, anamuhalefeti ele geçirme, CHP’yi Türkiye ekseninden çıkarma projesiydi... Şimdi 31 Mart yerel seçimleriyle bunun ikinci adımı atılıyor. Bu ülkeye yabancılaşanların, hesaplaşanların eline geçen, eksen’den çıkarılan CHP’nin, Türkiye ile hesaplaşmasını göreceğiz. Onlar seçime değil, büyük hesaplaşmaya hazırlanıyor.

 

Yerel seçimler için aday tercihlerine bakınca bu açıkça görülüyor. PKK’lı, DHKP-C’li, AB, ABD denetiminde, ne kadar Türkiye düşmanı örgüt varsa onların kontrolündeki insanları aday listesine alan bir siyasi partinin Türkiye’yle bir büyük hesabı var demektir.