Yaklaşık üç yıl önce, Akyatan lagünü içerisinde
yer alan dalyanın artık yok olma tehlikesiyle karşı
karşıya olduğunu yazmıştım.
Bizzat gidip yerinde yaptığım inceleme sonunda
gündeme getirmiş olduğum dalyan sorunu üzerine,
zamanın Adana Valisi Sayın İlhan Atış arayarak,
aynen şu ifadelere yer vermişti;
“Sayın Palamut teşekkür ediyorum, önemli bir
konuyu gündeme getirmişsiniz, merak etmeyin dalyanla
ilgili sorunu mutlaka çözeceğim”
Ancak aradan bir yıl geçmesine rağmen, dalyanla
ilgili bir girişim yapılmaması üzerine, konuyu
yine gündeme getirdim ve aldığım cevap yine aynı
oldu.Anlayacağınız bırakın sorunun çözülmesini, Karataş’ın
gözbebeği konumunda ki koskoca dalyan
kaderine terk edildi.
İnşallah il genel meclisinin önem verdiği dalyan
sorunu aynı akıbete uğramaz.
Peki Karataş dalyanı nasıl yok oluyor?
Aşağı Yüreğir ve Seyhan Ovasına, Seyhan ve
Ceyhan nehirlerinden dağılan kanalların sürüklediği
alüvyonlar, zaman içerisinde dalyanı tamamen
doldurmuş ve denizden doğal olarak gelen balıklar
artık sığlaşan dalyana eskisi gibi gelmez olmuş.
Sorunu çözecek olan il genel meclisiydi ama sorunla
bu güne kadar ilgilenmedi.
Artık yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan
dalyanla ilgili nihayet geçtiğimiz hafta içerisinde İl
Genel Meclisi gündemine alarak görüşmeye başladı.
Aldığımız bilgilere göre, şu an il genel meclisinin
en önemli gündem maddesini oluşturuyormuş
Karataş dalyanı.
İnşallah öyledir.
Bu gün Karataşlı balıkçılar, balıkçılığın yok
olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylüyorlar,
ama ne hikmetse böylesine bir tehlikeye rağmen
ilgililer, bu güne kadar konuyla ilgilenmediler.
Bundan sonra ne olur?
Sorunları dinlemekle yetinmeyen şimdiki Sayın
Vali, aynı zamanda dinlediği sorunları çözmek içinde
büyük gayret gösteriyor ve sorunu çözeceğine
inanıyorum.
Bu sorun yalnız Adana’nın değil aslında bölgenin
sorunudur.
Dalyan yalnız balık üretim merkezi değil, aynı
zamanda yüzlerce kuş türlerine ve özellikle Flamingolara
ev sahipliği yapması açısından da önemlidir.
Umut ederiz ki Sayın Vali bu işin peşini bırakmaz
ve Çukurova o eski ihtişamda ki dalyanına tekrar
kavuşur diyorum.