• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 17 Ekim 2018
  • 02:11
 
Turanbayburt: İş kazalarının yüzde 98’i önlenebilir İHA - İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Zekeriya Turanbayburt, Adana’da inşaatlarda gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle iş kazalarına her geçen gün yenilerinin eklendiğini belirtti.

Turanbayburt: İş kazalarının yüzde 98’i önlenebilir

İHA - İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Zekeriya Turanbayburt, Adana’da inşaatlarda gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle iş kazalarına her geçen gün yenilerinin eklendiğini belirtti. 

Geçtiğimiz hafta, Adana’da bir plastik üretim fabrikasında çatıyı kurmaya çalışan işçilerin kullandığı iskelenin çatının üstünden geçen yüksek gerilim hattıyla temas etmesi sonucu, iki işçinin olay yerinde can verdiğini bir işçinin ise yaralandığını hatırlatan Turanbayburt, yine 27 Mayıs Pazar günü Yüreğir ilçesinde, yeni Kaymakamlık binasının inşaatında sıva yaparken tahta iskelenin yıkılması sonucu beton zemine düşen bir işçinin yaşamını yitirdiğini belirtti. 
Turanbayburt, gerekli önlemler alınmış olsaydı, bu kazaların meydana gelmeyeceğini ve ailelerin bu acıyı yaşamayacağını kaydetti. 

“TEDBİRLER BİLİMSEL OLMALI” 
Yapılan bilimsel araştırmaların meydana gelen iş kazalarının yüzde 50’sinin “kolaylıkla”, yüzde 48’inin de sistemli bir çalışma ile önlenebileceğini ortaya çıkardığını dile getiren Turanbayburt, şunları söyledi: 
“Çalışmalar, insanların hayatına mal olan bu üzücü olayların tedbirler alınırsa yüzde 98’inin önlenebileceğini göstermektedir. Ancak ne yazıktır ki tüm bu gerçeklere rağmen iş kazaları eksilmeden devam etmekte; özellikle inşaat sektörümüz alınmayan önlemler nedeniyle ölümlü iş kazalarında başı çekmektedir. Yapı üretim süreci, insan iş gücü emeğine dayalı bir sektördür. İnşaat sektörü ölümlü kaza, uzuv kayıplı kaza ve meslek hastalığına yakalanma risklerinin çok yüksek olduğu iş kollarının başında geldiğinden sektördeki kazaların azaltılması ve önlenmesi için tedbirlerin bilimsel ve uygulanabilir olması şarttır. Alınacak tedbirler, proje üretim aşamasından başlayarak bütün üretim safhalarını içerecek şekilde insan hayatını korumaya yönelik olmalıdır.” 

“MEVZUAT EKSİKLİĞİ BİR AN ÖNCE GİDERİLMELİ” 
Zekeriya Turanbayburt, iş verenlerin konuya maliyet hesapları üzerinden yaklaşmasının engellenmesi gerektiğini söyleyerek, “Emniyetsiz çalışma ve kaza riskleri mesleki uzmanlığa haiz mühendislerce her iş için tespit edilmeli, planlı bir şekilde sürdürülebilir tedbirler alınmalı, işçiler bu doğrultuda eğitilmeli, iş ekipmanlarının teknolojiye ve standartlara uygun olması sağlanmalıdır. Ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda bütüncül, çözümcü, insan odaklı bir yaklaşım sergilenemediğinden alınan önlemler yetersiz kalmakta, iş kazalarının önüne geçilememektedir. İktidarın mevzuat eksikliklerini biran önce gidererek sürdürülebilir bir üretim süreci sağlaması zaruridir. Ancak işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki son düzenlemelerin yeni iş kazaları ve iş cinayetlerine yol açıcı mahiyette olduğunu görmekteyiz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 21 Mayıs 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik sonucu ilgili yönetmelikte yer alan “on” çalışan sayısı “elli” olarak değiştirilmiştir. Değişiklik sonucu 1-49 çalışanı olan işyerlerinde iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimliğini, mesleği ne olursa olsun işveren veya işveren vekili yerine getirebilecektir” ifadelerini kullandı. 
İş yerinde işçi sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasının işverenin yükümlülüğü olduğunun altını çizen Turanbayburt, “Ancak, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda işverenlere rehberlik yapmakta olan İş Sağlığı Güvenliği Kurulları ile iş güvenliği mühendisleri/uzmanları ve iş yeri hekimlerinin devreden çıkarılması ve bu hizmetin toplam 16 saat eğitim alacak olan işveren veya işveren vekili tarafından yürütülmesi mevcut sorunlara yeni hayati sorunlar ekleyecektir. İş kazalarının, iş kazaları sonucu ölümlerin ve meslek hastalıklarının artmasına neden olacaktır. Emekçilerin iş gücü ile yapılan her türlü üretimde, emekçilerin can güvenliği her şeyden önce gelmelidir. Tüm düzenlemelerde insan hayatını koruma esas alınmalıdır. Çalışmaların tüm aşamalarında önlemler titizlikle, önemle hayata geçirilmelidir. Unutulmamalıdır ki ihmal edilen her konu insan hayatına mal olabilir. Önlem almamak yeni ölümlere davetiye çıkarmak demektir” dedi. 


Yorumlar (1)
    Google