• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 18 Ağustos 2019
  • 18:15
 
BUGÜN HATAY’IN ANAVATANA KATILIŞININ 80. YIL DÖNÜMÜ… Bugün Hatay’ın anavatana katılışının 80. yıl dönümü… Gazi Mustafa Kemal Atatürk ömrünün son yıllarını adadığı Hatay sorununun çözüldüğünü maalesef görememiş idi. O gün için etrafındaki kimse de Gazi’nin Hatay’ı niçin adeta hayatının merkezine koyduğunu anlamamıştı.


Bunun sebebi birden çoktur. Hatay kadim bir kenttir. Medeniyetlerin
gerçek anlamda beşiğidir. Hatay’ın vatan parçası olarak tescillenmesi,
hiç kuşkusuz Anadolu kültürünün zenginliğini koruması ve gelişmesi
için paha biçilmez değerdedir.



Ancak Gazi’yi Hatay’ı son döneminin en önemli meselesi yapmaya
zorlayan sebep sadece bu değildir.  Hatay, Türkiye’nin Doğu
Akdeniz’deki varlığının güvencesidir. Hatay, Türkiye’nin bölge gücü
olmasının anahtarıdır.



Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren, ‘yurtta barış dünyada barış’
ilkesine sadık kalan Türkiye, Orta Doğu'yu çok yakından izlemekten de
hiçbir zaman vazgeçmemiştir. Güney sınırımızdaki Türkmen
kardeşlerimizi her zaman koruyup kollamış, onların Türkiye'nin
savunmasındaki değerini hep bilmiştir. Hatay bu sebeple son derece
stratejik bir konumdadır.



Hatay’ın Doğu Akdeniz'deki Türk varlığı açısından vazgeçilmez önemi
Kıbrıs Adası’nın Karpaz Burnu ile birlikte düşünüldüğünde daha da açık
bir şekilde ortaya çıkmaktadır. İskenderun Körfezi’ne doğru uzanan
Kıbrıs'ın Karpaz Burnu ile Körfez arasında kalan bölge, muhtemelen
petrol ve doğal gaz yatakları açısından Kıbrıs’ın güneyinde kalan
alandan bile daha zengindir. Nitekim bu yüzden Kıbrıs Rum Kesimi ve
Yunanistan'ın Türkiye'ye dayatmaya kalkıştığı her planda Karpaz’ın
Rumlara verilmesi vardır.



Hatay, emperyal güçlerin güney sınırımızda İsrail’in güvenliğini
sağlamak ve orta vadede bizi de bölmek için kurmaya çalıştıkları yeni
devletimsi yapının denize açılmasının önündeki coğrafi açıdan tek
engeldir.  PKK/YPG yönetiminde olması istenen bu devletimsi yapının
denize açılacak kapısı olmaz ise, enerji koridoru işlevi göremeyecek,
değeri de olmayacaktır. Bu sebeple bölücü örgüt PKK, Amanos
Dağları’nda sürekli terörist gruplar bulundurur. 15 Temmuz darbe
girişimi öncesinde burada konuşlandırdığı silahlı güçlerin yapısında
bir artış olduğu da bilinmektedir. Amaç bellidir. Türkiye'de çıkacak
bir iç kargaşada Hatay'ı ele geçirmeye kalkışmak…



Hatay'ın binlerce yılda örnek alınacak bir dengeyi bulmuş kültürel
yapısını bozacak demografik hareketleri önlemek gereklidir. Burada
elbette özellikle Suriye'den gelen sığınmacılardan söz ediyorum.
Suriyeli sığınmacıların bir plan dâhilinde memleketlerine artık geri
gönderilmeleri gereklidir. Bunda bir gecikme olacak ise -ki kolay bir
iş değildir geri göndermek, Hatay’daki sığınmacıların büyük
çoğunluğunun geçici bir çözüm olarak dengeli bir şekilde başka illere
yerleştirilmesi ulusal güvenlik açısından değerlendirilmelidir. Konu
geçiştirilemeyecek kadar önemli, görmezden gelinemeyecek kadar
hayatidir.



Bu vesileyle; başta büyük vizyoner Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü,
anavatana katılma öncesi dâhiyane bir geçiş aşaması olarak işlev gören
Hatay Cumhuriyeti’nin Kurucu ve tek Devlet Başkanı Tayfur Sökmen'i,
Meclis Başkanı Abdülgani Türkmen'i, Başbakanı Abdurrahman Melek'i,
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'yü, Türk Dışişleri'nin
vatansever diplomatlarını ve isimsiz tüm kahramanları rahmetle
anıyorum.

 


Yorumlar (1)
    Google